Çalışma odamın penceresinden dışarıyı seyrediyorum. Karşıki yamaçta ateş yanıyor. Hemen not defterime şunu yazıyorum: “Bu ateş, sobanın içinde olsaydı dikkatimi çekmezdi. Demek ki dünya, görünmek üzerine kuruludur. Ve ancak, görünen şeyler hayret uyandırır…”

 

Görünmek, bir anlamda emeğimizin karşılığını almaktır.

 

Önemli olan, bir insanı ya da bir şeyi tanımak değil, bilmektir, diye düşünüyorum. Ve bu düşüncemden yola çıkarak, tanınan değil, bilinen biri olmak istiyorum.

 

Tanımak gözle, bilmek ise kalple ilgilidir. Göz unutur, kalp unutmaz. Bunu edebiyata uyarlarsak; bilinmek içerikle, tanınmak görüntüyle…

Continue Reading…