Posts in "Yerli Kitaplar" category

Mahalle Kahvesi – Sait Faik Abasıyanık

… baharda badem ağacı güzelliğiyle bakıyordu.

 

*  *  *

 

Bu çocuğu nereden tanıyorum? Bilmem… Belki de hiçbir yerden… Belki de her yerden… Sokakta böyle çocuklar yüzlerce; bir iki değil… Her gün bütün caddelerde, köprünün üstünde altında, çok defa bir sinemanın kapısında üçer beşer, Sirkeci’nin her köftecisi, her işkembecisi önünde, bu, yalnız gözleri kalmış mahlukat görülüyor. Bu çocuklar bir gün kaybolurlar. Sonra birdenbire bir kale kapısı açılmış gibi yine o güzel bildikleri, bir sinema oyunu oynuyor sandıkları, karlı çamurlu caddeye düşerler.

Continue Reading…

Semaver – Sait Faik Abasıyanık

Sonra saf, masum sordu:
-Allah hiç gülmez mi?

 

Ali’nin annesine ölüm, bir misafir, bir başörtülü, namazında niyazında bir komşu hanım gelir gibi geldi.

 

Ölümün karşısında, ne yapsak, muvaffak olmuş bir aktörden farkımız olmayacak. O kadar, muvaffak olmuş bir aktör.

 

Trifon toprağı sevmez, ona hürmet ederdi. Çünkü birçok sevdikleri orada, onun altında, aklın durduğu bir yerde yaşıyorlardı.

Continue Reading…

Son Düzlük – İbrahim Tenekeci

Çalışma odamın penceresinden dışarıyı seyrediyorum. Karşıki yamaçta ateş yanıyor. Hemen not defterime şunu yazıyorum: “Bu ateş, sobanın içinde olsaydı dikkatimi çekmezdi. Demek ki dünya, görünmek üzerine kuruludur. Ve ancak, görünen şeyler hayret uyandırır…”

 

Görünmek, bir anlamda emeğimizin karşılığını almaktır.

 

Önemli olan, bir insanı ya da bir şeyi tanımak değil, bilmektir, diye düşünüyorum. Ve bu düşüncemden yola çıkarak, tanınan değil, bilinen biri olmak istiyorum.

 

Tanımak gözle, bilmek ise kalple ilgilidir. Göz unutur, kalp unutmaz. Bunu edebiyata uyarlarsak; bilinmek içerikle, tanınmak görüntüyle…

Continue Reading…

Yeni bir soluk: Kitaposfer!

Yeni bir solukla Kitaposfer isimli ikinci blogumu da açmış bulunmaktayım.
Aslında hali hazırda “Kağıt Kalem”  – kagitkalem.co isminde zaten kişisel bir blogum var ve orada bir şeyler karalıyorum. Ama blogumdaki kategorilerin pek hakkını verebildiğimi söyleyemem. Örneğin bu kategorilerden birisi de, şimdiki bu bloga ismini vermiş olduğum ve kitap konulu içeriklerin yer aldığı Kitaposfer isimli kategori.

Kitaposfer kategorisinde okuduğum kitaplara değinmek ve kitaplardan altını çizdiğim satırları/cümleleri paylaşmayı istiyordum. Ama doğru düzgün dolduramadım bu kategoriyi. Bugün yarın şu gün yazarım diye diye hep erteledim durdum. Ertelemek hastalığını bilirsiniz, bir defa erteleyince bir şeyi, bir türlü toparlayamıyorsunuz sonra ve bu böyle uzunca bir süre devam ediyor.

Tabi böyle olunca, bu süre zarfında bir sürü kitap birikti. Evet, bu aslında bir açıdan güzel çünkü kitap okuma eylemimi bırakmadığımı gösteriyor. Kimine göre az kimine göre çok olabilir ama bayağı bir kitap okumuşum, aferin bana.

Continue Reading…